Tasavvuf İlminin Fazileti

Tasavvuf İlminin Fazileti

Ulema, ümmetin yol göstericisi, delili, dinin direğidir.

Süfyan b. Uyeyne; “İnsanların en cahili, bildiği halde yapmayan ve en faziletlisi ise Allah’tan en çok korkandır.”

İlmi ile amil olmayan alimin, ilmi bereketiyle amele dönmesi umulur. İlim hem farz hem de fazilettir. Kitap ve Sünnete istinat etmelidir.
Farz ilim, ihlâs ilmidir. Tehlikeli davranışları incelikleriyle bilmektir. Vakit ilmidir. Helali bilmeye yarayan ilimdir. Alış-veriş, nikah ve talak ilmidir. Cahili olduğu ilmi elde etme ilmidir. İlm-i tevhidi öğrenmek, yerine getirilmesi farz olan şeyleri; amel etmeyi bilecek kadar öğrenmek, emir ve nehiy ilmini öğrenmek farz olan ilimdir denilmiştir.

Ebu Ali el Cüzcani: Allah’tan istikamet üzere olmayı isteyenlerden ol, keramet sahibi olmayı isteyenlerden değil.

Kırık kalpli ve amelinden ötürü kendini sorumlu tutmak, nefsini itham etmek, keramet ve keşiften üstün tutulmalıdır.

Yakin bir defa hasıl oldu mu, yeni harikuladeliklerle yakin artmaz. Bulunduğu makam istiğna makamı olduğundan, ilahi kudretin harikuladelikler vasıtasıyla bilinmesine ihtiyacı olmadığı gibi, bunda ilahi bir hikmet de yoktur.

Eğer kişi marifet yolunda ilerlerken keramet ve harikuladeliklere rastlarsa bu caiz ve güzeldir, rastlamazsa bu mühim olmadığı gibi eksiklik de değildir.

Bütün ilimlerin tahsili esnasında dünya muhabbeti ve takvanın hakikatlerinden uzak kalmak tahsile mani olmaz, hatta bazen bu ilmi elde etmeye yardımcı olur. (çünkü ilimle uğraşmak çok zordur)

Ehl-i tasavvufun ilmi, dünya ile elde edilmez, heva ve hevesten kaçınmadıkça bu ilmin hakikatlerine ulaşılmaz. Takva medresesi dışında da öğrenilemez.

Sufiler, muhabbetin her çeşidine vakıftırlar. Muhabbet-i Zati’den, muhabbet-i sıfatın; kalbi muhabbetten, ruhi muhabbetin farkını bilirler.

Saf bir takva ve zühdde kemal, ilimde üstün olmakla elde edilir.

Kalp aynası cilalanmış kimse, Levh-i Mahfuz’dan bazı bilgilere sahip olabilir. Külli ilimleri ihata edenin, cüz’i ilimlere dönmeye onlarla uğraşmaya ihtiyacı yoktur.

Yaşanmayıp, çok ilim elde etme düşüncesi şeytanın bir aldatmacasıdır.

İlm-ül verase ilm-ül diraseden geçer. Hakka’l yakin derecesi ilimleri vicdanidir. Müşahede makamından üstündür.

Sahabe, yakin ilmini kendileri hallederken, fetva ilmini tabiine havale ediyordu. Mufassal bilgi, kalp temizliği, üstün seciye ve kabiliyetle elde edilir. Mücmel bilgi ilmin aslıdır.

Allah (cc) kuluna hayır murad etti mi onu taate muvaffak kılar.

Salih amel, salih amele götürür. Alim ve zahid sufi kendini kimseden üstün görmez. Tercih edildiğinde aleyhinde bir fitne olmasından korkar.

Read More